İliç Altın Madeni Faciası; Şirket köylüleri önceden para ile rehin almış, nasılsa insanımız ve doğamız çok ucuz!

Erzincan’ın İliç İlçesindeki altın madeni sahasında 13 Şubat 2924 tarihinde meydana gelen toprak kaymasında kaybolan 9 işçi aramaya devam edilirken, şirketin çevre köylerde yaşayan insanları parayla rehin aldığı ortaya çıktı!

Anagold adlı  % 80 hissesi ABD-Kanama ortaklığına % 20 hissesi Çalık grubuna ait ve şimdiye kadar bu madenden toplam 24.5 milyar dolar kar elde eden şirketin 2016 yılında maden çevresinde bulunan 11 köy ve bu köylerde yaşayan kişilerle bir sözleşme imzaladığı ortaya çıkarıldı.

Bu sözleşmeye göre köylülerden hiçbir şekilde zara uğradıklarını ileri sürerek şirkete karşı, idari, hukuki makamlara ve özel kişilere bir şikâyet’ te bulunmayacaklarına dair imza alınmış ve karşılığında kişi başı o zamanın parası ile 130 bin TL (şimdi yaklaşık 1 buçuk milyon TL) verilmiştir. Bu para köylülere “Ekonomik yer değiştirme ve Geçim Kaynaklarını Destekleme” adlı sözde proje ile verilmiş görünmektedir. Diğer bilinen bir şey de 11 köyün muhtarının şirket tarafından ABD ve Kanada’ ya “inceleme” gezisine götürüldükleridir. Sözleşme ile köylüler aksi bir durumda aldıkları parayı yasal faizi ile birlikte şirkete geri ödeyeceklerini kabul etmişlerdir.

Toprak kayması ile gerçekleri 800 metre uzunluğunda 30 metre derinliğinde 50 metre genişliğinde 400 bin kamyonluk, 10 milyon metreküplük hacimde siyanürle altın araması yapılmış zehirli toprak yığınında gerçekleşmiştir. Yani doğal bir tepe dağ kayması yoktur.

Toprak kaymasının olduğu madenin hemen yanında zaman zaman kuruyan sabırlı deresi vardır ve bu dere yüzlerce metre sonra Fırat nehrine ulaşmaktadır.

Maden 2010 yılında işletmeye açılmıştır. Maden açılmadan önce yapılan bilirkişi incelemelerinde bölgenin deprem fay hattında bulunduğu belirtilere tehlikeye dikkat çekilmiştir. İşletme sahası iki ke genişletilmiş bu genişlemelere izin veren ÇED raporlarına TMMOB tarafından itiraz edilmiştir. Halen bu davalar sürmektedir.

2022 yılında boruların patlaması sonucu 210 metre küp siyanürlü su Fırat nehrine karışmıştır. Yapılan suç duyuruları sonucu yalnızca Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve yöneticileri hakkında “çevrenin taksirle kirletilmesi sonucu toprakta, suda, havada kalıcı etki bırakması” suçundan soruşturma yürütülmüş,  maden geçici olarak kapatılmış, Çevre Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı tarafından para cezası verilmiş ve soruşturma açılmıştır. Bilirkişiler içinde bulunan Ziraat mühendisleri temsilcileri riske dikkat çekmiş fakat dosya kovuşturmaya gerek görülmeyerek kapatılmıştır.

Bu gerçekler Anagold adlı şirketin tam bir sömürge şirketi yaklaşımı ile şirketin tümüne sahip olabilecek gücü varken Türkiye’ deki siyasi, hukuki işlerini halletmek üzere yerli bir ortak aldığı ve önüne çıkan engelleri hep kolaylıkla aştığı görülmektedir. Çalık holding hükümeti destekleyen Turkuaz medya grubu sahibi Kalyon ile ilişkilidir.

Anagold şirketi yine sömürgeci bir yaklaşımla çok az para karşılığı ile çevre köyleri, köylüleri ve madende çalışan işçileri rehin almış (başka etkili kimleri rehin aldığı bilgisine sahip değiliz) , birçok suç duyurusuna rağmen insan ve doğaya karşı rahatlıkla suç işlemeye devam etmektedir.

Şüphesiz ki insanın, emeğin ve doğanın değeri ancak onu azami kar amaçlı kapitalist şirketlere karşı koruyan, güçlendiren bir çalışmanın, mücadelenin, gayretin ürünü olabilir.

Emeğin toplumsal gücü olmadan ne insanı ne de doğayı korumak mümkün!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir