Türkiye’de yüksek enflasyon, toplumun tamamını etkileyen bir makroekonomik sorun olmanın ötesinde, özellikle gıda fiyatları üzerinden sınıfsal bir bölüşüm krizine dönüşmüştür. Gıdanın hane bütçesindeki payı düşük gelirli gruplarda çok daha yüksek olduğu için aynı fiyat artışı yoksullar, işçiler, emekliler ve güvencesiz çalışanlar üzerinde katlanarak daha ağır bir etki yaratmaktadır
Gıda fiyatlarında ki inanılmaz artışlar
OECD’nin Mart 2026 karşılaştırmasına göre Türkiye’de gıda fiyatlarının yıllık artışı %32,4 iken OECD ortalaması %3,6, Avro Bölgesinde ise %2,2 düzeyindedir. Aynı tabloda Aralık 2019’dan Mart 2026’ya kadar kümülatif tüketici enflasyonu Türkiye için %777,8, OECD ortalaması için %37,4 olarak verilmektedir.Yani Türkiye’de gıda fiyatları OECD ortalamasının yaklaşık dokuz katı hızla artmaktadır. Avro Bölgesi ile karşılaştırıldığında fark daha da büyüktür. Bu tablo, Türkiye’deki gıda krizinin yalnızca küresel gıda fiyatlarından kaynaklanmadığını gösterir. FAO Mayıs 2026’da küresel gıda fiyat endeksinin yıllık olarak yalnızca %2,9 yüksek olduğunu, buna karşın 2022 zirvesinin hâlâ %18,4 altında bulunduğunu bildirmektedir.


Avrupa ülkelerinde ortalama bir hane gelirinin yaklaşık %10-15’i gıdaya ayrılırken Türkiye’de düşük gelirli ailelerde bu oran %35-50 düzeyine ulaşabilmektedir
Mayıs 2026’da Türk-İş dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken aylık harcamayı 35.174 TL olarak açıklamıştır. 2026 net asgari ücretinin 28.075,50 TL olduğu dikkate alındığında, tek asgari ücret dört kişilik bir ailenin sadece gıda ihtiyacını bile karşılamamaktadır.
Et fiyatları: sofra hakkından lüks tüketime
Kırmızı et Türkiye’de giderek temel protein kaynağı olmaktan çıkıp lüks tüketim kalemine dönüşmektedir. Dolar bazlı seri, özellikle 2021 sonrasında yalnızca TL’nin değer kaybıyla açıklanamayacak bir sıçrama olduğunu göstermektedir. 2004’te kg başına yaklaşık 8 dolar düzeyinde olan dana eti, 2026’da 16-19 dolar bandına çıkmıştır.
Tavuk eti kırmızı ete göre daha erişilebilir görünse de fiyat artışı burada da emekçi sofrasını zorlamaktadır. Tavuk eti, yoksullaşma koşullarında kırmızı etin ikamesi haline gelmiş; ancak kendi fiyatı da 2021 sonrasında hızlı biçimde yükselmiştir. Kırmızı et ve tavuk eti fiyatları TL bazında çok büyük artışlar göstermiş; kur artışına rağmen dolar bazında da 2021 sonrasındaki dalgalanmada yüksek seviyelere çıkmıştır. Bu durum, etin yalnızca kur nedeniyle değil üretim maliyetleri, yem bağımlılığı, aracılık zinciri, ithalat politikaları ve gelir dağılımı sorunları nedeniyle emekçi sofrasından çekildiğini göstermektedir.
Et ve Süt Kurumu’nun güncel alım fiyatlarında büyükbaş I. kalite tosun için 331 TL/et kg, kuzu için 381 TL/et kg ve kesimlik broyler için 62,87 TL/canlı kg fiyatları görülmektedir. Bu alım/kesim fiyatlarının üzerine kesim, işleme, fire, nakliye, perakende marjı ve vergi yüklendiğinde tüketici fiyatı çok daha yukarı çıkmaktadır.
Asgari ücretin satın alma gücü: tek ürün değil, bütün sofra önemlidir
Asgari ücretle kaç kilogram et alınabildiği önemli fakat sınırlı bir göstergedir. Çünkü bir işçi ailesinin bütçesi yalnızca ete değil; ekmek, süt, yumurta, yağ, sebze, meyve, kira, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlığa bölünmektedir. Bu nedenle asıl ölçüt, tek ürün karşılaştırmasından çok bir ailenin sağlıklı beslenme sepetine erişimidir.
2026’da net asgari ücret 28.075,50 TL iken Türk-İş Mayıs 2026 açlık sınırı 35.174 TL’dir. Başka bir deyişle tek asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamasının yaklaşık %80’ini karşılayabilmektedir. Bu tablo, Türkiye’de gıda enflasyonunun ücret politikasıyla birleşerek beslenme hakkı krizine dönüştüğünü göstermektedir.
Buna “mutfak enflasyonu” denmesi tesadüf değildir: enflasyon önce yoksulun tenceresinde hissedilir. Düşük gelirli haneler kaliteli proteinden, taze sebze ve meyveden, süt ürünlerinden ve dengeli beslenmeden vazgeçmeye zorlandıkça ekonomik kriz aynı zamanda halk sağlığı krizine dönüşür.
Gıdaya erişim temel bir insan hakkıdır.
Bir ülkede ekonomik büyüme rakamları artarken halkın sofrasındaki et küçülüyorsa, çocukların süt tüketimi azalıyor ve emekliler meyve-sebzeyi gramla almaya başlıyorsa ortada ciddi bir sosyal adalet sorunu vardır. Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca enflasyonu düşürmek değildir.
Aynı zamanda: Gıda egemenliğini güçlendiren, Küçük üreticiyi destekleyen, Tarımsal planlamayı esas alan, Ücretleri yaşam maliyetine göre belirleyen, Yoksulluğu azaltan bir ekonomik ve sosyal politika programına ihtiyaç vardır.
Sosyal adalet açısından politika önerileri
-
Gıdaya erişim temel hak olarak tanımlanmalı; çocuklar, emekliler, işsizler ve düşük gelirli haneler için düzenli beslenme desteği sağlanmalıdır.
-
Asgari ücret yalnızca genel TÜFE’ye göre değil, gıda, kira ve ulaşım gibi zorunlu harcama kalemlerinin fiili artışına göre yılda en az üç kez güncellenmelidir.
-
Et, süt, yumurta, bakliyat, sebze ve meyvede üretici maliyetlerini düşürecek kamusal destek; yem, gübre, enerji ve mazot maliyetlerini hedefleyen planlı desteklerle birlikte uygulanmalıdır.
-
Üretici ile tüketici arasındaki aracılık zinciri şeffaflaştırılmalı; belediyeler ve kooperatifler üzerinden doğrudan üretici-pazar bağlantıları güçlendirilmelidir.
-
TÜİK madde fiyat serileri, kamuoyunun kolayca indirip analiz edebileceği açık veri formatlarında, kesintisiz ve geriye dönük erişilebilir olmalıdır.
-
Okul yemeği, ücretsiz süt, emekli gıda kartı ve düşük gelirli mahallelerde kamusal gıda marketleri sosyal yardım değil, sosyal yurttaşlık hakkı olarak düzenlenmelidir.
Türkiye’de gıda enflasyonu, yalnızca fiyatların artması değil, sofra hakkının daralmasıdır. OECD ortalamasının çok üzerinde seyreden gıda enflasyonu, dolar bazında yükselen et fiyatları ve açlık sınırının altında kalan asgari ücret birlikte değerlendirildiğinde, karşımızda teknik bir enflasyon sorunu değil, derin bir sosyal adalet sorunu vardır. Emekçilerin sağlıklı ve yeterli gıdaya erişimi piyasanın insafına bırakılamaz; kamusal planlama, adil ücret ve gıda egemenliği bu krizin temel yanıtlarıdır.
Kaynaklar
OECD. Consumer Prices, OECD – Updated 6 May 2026 / March 2026 data table. https://www.oecd.org/content/dam/oecd/en/data/insights/statistical-releases/2026/5/consumer-prices-oecd-05-2026.pdf
OECD. Consumer Prices, OECD – Updated 4 June 2026. https://www.oecd.org/en/data/insights/statistical-releases/2026/06/consumer-prices-oecd-updated-4-june-2026.html
FAO. FAO Food Price Index, May 2026. https://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex/en
FAO GIEWS. Country Brief: Türkiye, 2026. https://www.fao.org/giews/countrybrief/country.jsp?code=TUR
TÜİK. TÜFE kapsamı, madde sepeti, ortalama fiyatlar ve fiyat derleme yöntemine ilişkin metodolojik doküman. https://veriportali.tuik.gov.tr/
Et ve Süt Kurumu. Fiyatlarımız. https://www.esk.gov.tr/tr/11861/Fiyatlarimiz
Türk-İş. Mayıs 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı. https://www.turkis.org.tr/turk-is-mayis-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri/
Alomaliye / Verginet / işçi sendikası kaynaklarından derlenen yıllara göre net asgari ücret tabloları; nihai resmi teyit için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı asgari ücret kararları kullanılmalıdır.
Sektör bültenleri ve TÜİK alıntıları: 2016 Eylül dana eti 39,21 TL/kg; tavuk eti 7,46 TL/kg; 2015-2016 aylık TÜİK madde fiyatları.

